me.jpg

İnsanın en çok sorgulama yaptığı, aktif ve üretken olduğu çağlardan biri üniversite çağı. Liseden çıkıp etrafına baktığında neler olup bittiğine dair farkındalığının biraz daha arttığı, sorular sormaya başladığın ve cevaplarını aradığın zaman üniversitedesindir. Bu yüzden, beş yılını geçireceğin, sorularının cevaplarını ararken sana bilgi birikimini sağlayacak, düşüncelerini ve hayata bakış açını şekillendirecek yer her zamankinden daha önemli.

Uzun ve yorucu bir hazırlık sürecinden sonra üniversite sınavına giren öğrenciler de dün bizim yaptığımız gibi şimdi bu önemli tercihi yapmaya hazırlanıyor. Herkesin aklında “Hangi bölüm, hangi üniversite?” sorusu var. Son yıllarda açılan İslami İlimler fakülteleri, sözel alandan tercih yapacaklar için büyük bir merak konusu. Acaba ilahiyat eğitiminden farkı nedir? Neden sadece özel üniversitelerde var? Özel okulların devlet okullarından farklı olan ortamlarında İslami ilimler öğrencileri zorluk çekerler mi? Bu sorular, tercih zamanı haklı olarak insanların aklına gelecek sorular. Ben de, iki senedir öğrencisi olduğum Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi hakkında bu soruları ve daha fazlasını yazıya dökmek istedim, umarım merak edenlere faydası dokunur.

Yeni olmanın dezavantajlarını avantaja çevirmiş bir üniversite

Beni Şehir İslami İlimler'e götüren yolun, ablamların, sosyal bilimler alanında sunduğu zengin içerikli seminerleriyle tanıdığımız BİSAV’a gitmeleriyle başladığını söyleyebilirim. Bu sayede yıllar içerisinde, BİSAV’da yapılan faaliyetlere karşı oluşan sempatim, üniversite sınavına hazırlanırken de vakfın kuruculuğunu yaptığı İstanbul Şehir Üniversitesi’nin ilgimi çekmesine sebep oldu. Tercih döneminde, Şehir bir yandan idealleri ve imkânları ile çok cazip gelirken bir yandan da yeni kurulmuş olmanın getirdiği bazı eksiklikler ve aksaklıklar olabilir mi diye düşündürüyordu. Tanıtım günlerinde bölümle ve üniversite hakkında hocalarla birebir konuşma fırsatı buldum, bu sayede kafamdaki soru işaretleri de azaldı.

Şehir’e girdikten sonra fark ettim ki Şehir, aslında yeni kurulmuş bir üniversite olmasına rağmen BİSAV’da kazanılan tecrübe ve bilgi birikimi yüksek hocaları sayesinde yeni olmanın dezavantajlarından sıyrılmış bir üniversite. Genel olarak kalabalık amfilerdeki derslerde birbirlerini tanımaya fırsat bulamayan hoca-öğrenci algısının aksine Şehir’deki hocaların kapıları öğrencilerine daima açık.

Mühendislik fakültelerinin yanında özellikle sosyal bilimler alanında birçok bölüme sahip, öğrenim dilinin İngilizce olduğu üniversitede, tüm öğrencilere kendi alan dersleri dışında sözel ya da sayısal ayrımı yapmadan hayata bütüncül yaklaşmalarını sağlayacak ortak dersler sunuluyor. Okul, öğrencilerini sadece akademik alanda değil, sosyal hayatta da aktif olmaya teşvik ediyor. Çok sayıda öğrenci kulübüne sahip. Bu yüzden Şehir’de konferans olmayan bir gün görmek çok zor. Ayrıca, uluslararası öğrenci sayısının fazlalığı sayesinde, farklı kültür ve bakış açılarıyla bir arada olabilme ayrıcalığı, buranın bir başka özelliği. Bu durumun Şehir İslami ilimleri diğer ilahiyat fakültelerinden ayıran noktalardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Genelde okulların ilahiyat fakülteleri merkez kampüsün dışında durur, ilahiyat öğrencileri sadece kendi fakültelerinde ders alırken Şehir Üniversitesi'nin hiçbir bölümünde (İslami ilimler de dahil olmak üzere) sadece kendi bölümünden ve fakültenden ders almak durumu yok. Öğrenciler zaten ilk senelerinde yakın alanların tamamı ile ortak ders alarak üniversiteye başlıyor, sonraki senelerde de diğer bölümlerden rahatlıkla ders seçebiliyorlar.

Şehir İslami İlimler denildiğinde…

İyi bir İslami ilimler eğitimi almak isteyen bir öğrencinin en çok endişelendiği konulardan biri bu eğitimi nasıl alacağıdır zira müfredatlar farklılaşmış ve her müfredat kendi yolunu göstermektedir.

Şehir İslami İlimler’de bulunan “LADEP” (Lisans Akademik Destek Programı) sayesinde hem klasik hem de çağdaş İslami ilimler birikimine aynı fakültenin çatısı altında ulaşabiliyoruz. İlk iki yıllık süreç içerisinde emsile, bina, avamil gibi klasik Arapça grameri dersleri ve metin okumalarının yanı sıra çağdaş İslam düşüncesine giriş yapmamızı sağlayacak okumalar yaptık ve İslam dünyasında ve dünyada günümüz insanının yaşadığı sorunları da tartışma fırsatı bulduk.

Şehir İslami İlimler’de en çok karşılaşılabilecek durumlardan biri klasik bir Arapça metin okunuyorken aynı derste konunun İngilizce bir sunumunun yapılması ve yardımcı Türkçe kaynaklara başvuruluyor olması. Bu yüzden öğrenciler yoğun bir Arapça ve İngilizce hazırlık sürecinden geçiyorlar. Batı dilleri için neredeyse her okulun sağladığı Erasmus ve Exchange ile Batıda eğitim görme fırsatının yanında Şehir İslami İlimler öğrencileri, Arapça hazırlık sonrasındaki yaz dönemini Arapça konuşulan bir ülkede geçiriyorlar. Bizler bu yaz döneminde Arapça’mızı geliştirmek için gideceğimiz Ürdün’de Arapça’nın ait olduğu medeniyet çevresini kaynağında tanıma imkânına sahip olacağımız için de heyecanlıyız.

Disiplinlerarası bir bakış açısı

Şehir’de sunulan yandal ve çift ana dal imkânları, genel anlamda öğrencilerin çok yönlü yetişmelerinin önünü açarken; İslami İlimler fakültesinin bu imkanları fazlasıyla teşvik ettiğini söyleyebiliriz. Disiplinlerarası bir müfreata sahip olan bölüm aynı zamanda imkanı olan bütün öğrencilerin kendi alanlarına yakın bir sosyal bilimler alanı ile ilişkisi olmasını ve bu sayede daha geniş bir bakış açısına kavuşmasını teşvik ediyor.

Son olarak okulun yerinden bahsetmem gerekirse, Şehir Üniversitesi Altunizade'nin merkezinde üç ayrı binada eğitim veriyor. Bugün itibariyle çok güzel bir konumda olan okulun belki de en büyük handikabının kampüslerinin durumu olduğunu söyleyebiliriz. Şehir Üniversitesi halen adeta bir üniversite bölgesine dönen Altunizade'de, İSAM – 29 Mayıs Üniversitesi, Marmara Üniv. İlahiyat Fakültesi'nin yanında irili ufaklı kursların, eğitim kurumlarının ortasında yer alıyor. Bu muhitin başka okullarla etkileşimimizi arttırmakla beraber, öğrenciler için çok rahat bir yer olmadığını söyleyebiliriz, özellikle fiyatlar bakımından... Bu kampüsün sıkıntılı tarafı ise, okulun tarihi halen belli olmayan bir gelecekte buradan taşınacak olması. Hem belirsiz tarih, hem de nispeten daha uzak bir yere taşınacak olması (Maltepe ilçesine taşınacak) tercih edeceklerin muhakkak aklında bulunması gereken bir bilgi.

Kısacası, kazandırdığı Arapça ve İngilizce donanım ile bir yandan medeniyetimizin İslami ilimlere dair klasik ve çağdaş birikimini elde etme imkânı yakaladığımız, diğer yandan kendimizi geleceğin dünyasında söz sahibi olmak için günümüzde neler olup bittiğine dair tartışmalar içeresinde bulduğumuz okulumuz, en çok da bizlere güvendiği için özel. Belki de bu yüzden burada biz, uluslararası bir yaklaşımla İslam medeniyetine katkıda bulunabilecek âlimler olmayı hedeflemekten çekinmiyoruz.

Mücahide Engin okulundan bahsetti.